Amasya Halkı Millî Mücadeleye Hep Destek Oldu

Amasya Uluslararası Atatürk Kültür ve Sanat Festivali etkinlikleri kapsamında üniversitemiz akademisyenlerinden Doç. Dr. Songül Keçeci Kurt tarafından Millî Mücadelenin manevi önderlerinden Abdurrahman Kâmil Efendi’nin anlatıldığı bir konferans düzenlendi.

Amasya Tamiminin yayımlanmasının 99'uncu yıldönümü nedeniyle Saraydüzü Kışla Binası Millî Mücadelesi Müzesi ve Kongre Merkezinde düzenlenen programa Vali Dr. Osman Varol, Garnizon Komutanı Kurmay Albay Zafer Uğur, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. Metin Orbay, çeşitli kamu kurum kuruluş temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.

Amasya Halkı Millî Mücadeleye Hep Destek Oldu 01

Doç. Dr. Songül Keçeci Kurt, Millî Mücadelenin manevi önderlerinden Abdurrahman Kâmil Efendi ve Amasya halkının Milli Mücadeleye desteğini şu cümlelerle anlattı:

Abdurrahman Kâmil Efendi Millî Mücadelenin Manevi Önderiydi

‘’18. ve 19. yüzyıl aynı zamanda devletin toprak kaybettiği, ekonomik olarak kazançlarının azaldığı, ağır siyasi sorunların yaşandığı bir süreci beraberinde getirmiştir. Bu dönemin en önemli siyasi sorunlarından biri de Osmanlı-Rus savaşlarıdır. 1772’de başlayan Kırım göçleri, bazen kitleler halinde bazen de münferit olarak gerçekleşmiştir. 19. yüzyıl Osmanlı-Rus savaşları sırasında bu göçler büyük bir hız kazanmıştır. İşte bu yıllarda Rus zulmünden kaçıp göç edenler arasında Millî mücadele tarihimizde önemli yeri olan ve müderris, müftü, vaiz gibi görevleri ile ilmiye sınıfı içerisinde yer alan Abdurrahman Kâmil Efendi’nin dedeleri de bulunmaktadır.

Abdurrahman Kâmil Efendi’nin dedeleri Kırım Bahçesaray’dan gelerek Çorum-Mecitözü’nün Doğla köyüne yerleşmişlerdir.

Müftülük yaptığı süre içerisinde Amasya’da çeşitli komisyonlarda çalışmış, kadı vekilliği yapmış, Dârülhilâfe Medresesi’nde 1916-1920 yılları arasında ders vermiştir. Hacı Mehmed Tevfik Efendi 1921 yılında vefat edince Mustafa Kemal tarafından yeniden Amasya müftülüğüne tayin edilmiştir (Temmuz 1922) ve ölümüne kadar da görevini sürdürmüştür.

Abdurrahman Kâmil Efendi, uzun yıllar Sultan Bayezid Câmiinde ve Amasya’nın diğer camilerinde etkili vaazlarıyla halkı irşada çalışmıştır. Hitabetindeki akıcılık ve güzellik halkı kendisine hayran bırakmıştır.

İşte bu dönemde, Mustafa Kemâl Paşa, 19 Mayıs 1919 tarihinde Dokuzuncu Ordu Müfettişi sıfatıyla Samsun’a çıkmıştır. Ülkedeki genel istikrarsızlığa paralel olarak özellikle Karadeniz bölgesinde bir de güvenlik sorunu bulunmakta idi ve Mustafa Kemal Paşa’nın görevi, bölgede güvenliği, yöredeki silâh ve cephanenin İstanbul’a gönderilmesini sağlamak, ayrıca bazı örgütlerin asker toplamasını önleyerek, bunları kapatmaktı.

10 Haziran 1919 tarihinde Havza’da yayınladığı bir tamimle Mustafa Kemâl Paşa, Üçüncü Odu Müfettişliğinden ulusal önderliğe geçişin hazırlıklarına başlamıştır. Amasya'ya geçme kararı almıştır. Amasya’da Abdurrahman Kâmil Efendi ve Müftü Mehmet Tevfik Efendi ile Mustafa Kemal’in yolları kutsal bir dava yolunda kesişmiştir.

Müftü Hacı Tevfik’in “Amasya halkı müdafaa-i vatan, muhafaza-i din ve devlet yolunda mücahede edenleri bağrına basmakla müftehir olacaktır” şeklindeki cevabı sonrasında Mustafa Kemal ve arkadaşları 12 Haziran 1919 günü Amasya’ya geçmişlerdir.

Bu cevabın ardından M. Kemal ve arkadaşları 12 Haziran 1919 günü Amasya’ya geçmişlerdir. Paşanın Amasya'ya maiyetindekilerden Hüsrev Gerede bu günü şöyle anlatıyor.

"Havza'dan Amasya'ya gelişimizde şehre gelinceye kadar bizi karşılayan olmamıştı. ama en gönülden coşkun karşılama Amasya'da oldu. ... daha sonra azmi, heyecanı, hareketliliği ve karar kat'iliği ile bizi hayran bırakan Müftü Hacı Tevfik Efendi yanındaki eşraf heyeti ile geldi, neden yollara düştüğümüzün idraki içinde olduğunu anlatan hava içinde âdeta minberden vaaz edercesine kelime ve harflerin üzerine basarak;

"...Beldemize hoş geldiniz Paşa... Bütün Amasya emrinizdedir. Gazanız mübarek olsun..." dedi.

Müftü Tevfik Efendi’nin başkanlığında kurulan cemiyette bulunanlardan biri de Abdurrahman Kâmil Efendi‘dir.

Mustafa Kemal’in hükümet konağında yaptığı konuşmayı dinleyen Abdurrahman Kâmil Efendi; Paşa’nın konuşmasında kullandığı Arapça ve Farsça kelimeleri yanlışsız ve yerli yerinde kullanması dolayısıyla çok etkilenmiş ve şaşkınlığını «bu Paşa başka Paşa, bu Paşa bildiğimiz Paşalardan değil» sözleriyle ifade etmiştir.

Amasya Halkı Millî Mücadeleye Hep Destek Oldu 02

İlk konuşma caminin bahçe kapısı üzerine çıkan Mustafa Kemal tarafından yapıldı. Mustafa Kemal Paşa, Türk milletinin mukadderatı hakkındaki acı safahatı birer birer izaha çalışarak bu felâketin ancak milli birlikle aşabileceğini belirttikten sonra, konuşma hakkını Abdurrahman Kâmil Efendi Hazretlerine tevdi buyurdu ve milli mücadelenin il vaazını veren zat-ı muhterem Allah’ın rahmetinden ümit kesmenin azgınlık sapkınlık hatta küfür olduğunu belirten ayetin tefsir ve izahını yaptı.

  • "Muhterem Evlâtlarım! Paşa Hazretlerinin açıkça izahatta bulundukları Türk milletinin, Türk hâkimiyetinin artık hikmet-i mevcudiyeti kalmadığı tahakkuk edince ve milletimizin mukadderat-ı endişeli bir duruma düşünce artık bu devletin mevcudiyetine hürmet etmek bence doğru bir yol değildir. Madem ki milletimizin şerefi, haysiyeti, hürriyeti, istiklâli tehlikeye düşmüştür, artık başımızdaki bu hükümetten bir iyilik ummak bence abestir. Şu andan itibaren padişah olsun, isim ve unvanı ne olursa olsun hiçbir şahsın ve makamın hikmet-i mevcudiyeti kalmamıştır. Yegâne çare-i halâs, halkımızın doğrudan doğruya hakimiyetini eline alması ve iradesini kullanmasıdır. Türk milletinin bu felaketten halası için bütün Müslümanların birleşmesi vatan ve milleti sevenlerin fedakarane ve cansiperane bir tavra ve harekete kıyam etmesi lazımdır. ......İşte muhterem cemaat,  ....memleket ve milleti izmihlali umumiden girdab-ı musibetten kurtarmak için ortaya atılmış bulunan Mustafa Kemal Paşa hazretlerinin arkasından gidilmelidir.’’

Mustafa Kemal Paşa’nın Türk Kurtuluş Savaşı’nın liderliğine soyunmasında ve bu savaşın temel hedeflerinin belirlenmesinde, 21-22 Haziran 1919 tarihli Amasya Genelgesi’nin büyük önemi vardır. Nitekim Genelge, şu iki önemli tespiti yapıyor: Yurdun bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir. İstanbul Hükümeti, üzerine düşen görevi yerine getirmemektedir. Ulusun bağımsızlığını yine ulusun azim ve kararı kurtaracaktır.

Ertesi günü Selağzı meydanındaki Atik-i Âli mektebinde toplanan Amasyalılar, Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’ni kurmuşlardır. Bu cemiyetin ilk maddî yardımı yine Abdurrahman Kâmil Efendi’nin bir mendil içinde Mustafa Kemal Paşaya verdiği beş altın olmuştur. Bu yardım milli mücadelenin ilk sivil bağışıdır.

Müftü Efendi'nin sağladığı huzur, güven ve imkanlar sayesinde Misak-ı Milli'nin temeli olan tarihi Amasya Protokolü 21 Haziran 1919'da burada yayımlanmıştır. Mustafa Kemâl Paşa, Hüseyin Rauf Bey ve Üçüncü Ordu Müfettişliği karargâhında bulunan görevliler, toplam 14 günlük bir ikametten sonra Erzurum’a gitmek üzere 26 Haziran 1919 günü Amasya’dan ayrılmışlardır.’’

Cumhuriyetimiz Bu Gibi Ulema İle İftihar Eder

Atatürk’ün ‘’İşte Efendi Hazretlerinin bu yol gösteren vaaz ve nasihatinden sonra herkes çalışmaya başladı. Bu münasebetle Müftü Kâmil Efendi Hazretlerini takdirle yad ediyorum. Cumhuriyetimiz, bu gibi ulema ile iftihar eder.’’ dediğini kaydeden Doç. Dr. K. Kurt; ‘’Amasya halkı başta Abdurrahman Kâmil Efendi olmak üzere millî iradeye geçişte ve Millî Mücadeleye başlamada Mustafa Kemal Paşa’ya destek olmuşlardır. Vatanın kurtuluşunun milletin azim ve kararlılığı ile gerçekleşeceğini tüm dünyaya ilan eden ve bu konuda halkı telkin eden Abdurrahman Kâmil Efendi gibi bu yolda malıyla canıyla mücadele etmiş nice manevi önderlerimizi ve kahramanlarımızı saygı, şükran ve rahmetle anıyoruz.’’ ifadelerini kullandı.

Amasya Her Zaman Türk Milletine Sığınak Olmuştur

Katkılarından dolayı Doç. Dr. Songül Keçeci Kurt'a teşekkür eden ilimiz valisi Dr. Osman Varol, ‘’Amasya’mız Türk milletinin tarihte ihtiyaç duyduğunda her zaman sığındığı önemli limanlardan bir tanesi olmuş. Amasya, Türk milletinin yeniden başlangıçlarının önemli mekanlarından biri olmuştur. Bunun farkında olan, bununla gurur duyan ve karakterinde bunu yaşatan bir halka sahiptir. Bu anlamda gerçekten çok önemli bazı şahsiyetler ön plana çıkmıştır. Milletler sahip oldukları ortak değerleri ancak sonraki kuşaklara aktararak millet olma karakterini devam ettirebilirler. Onun için bu tarz etkinlikler çok önemli. Amasya bunu gerçekten hak eden güzel bir şehir ve tarihteki bu rolünü ön plana çıkacak bu etkinlikleri aynı hevesle devam ettirmemiz gerektiğini düşünüyorum." cümlelerini kaydetti.

Amasya Halkı Millî Mücadeleye Hep Destek Oldu 03

 

Amasya Üniversitesi

Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü